Efendimizin Şemaili
Prof. Dr.Hayrettin Karaman - Efendimizin Şemaili
Prof. Dr.Hayrettin Karaman - Efendimizin Şemaili
|
Ne uzun ne kısa kararında boy Soyu İbrahim’den ne asil bir soy Saçları hoş siyah dalgalı bir koy Kemâlini giydir beni benden soy Âlemlere rahmet yüzünü göster Bu kul varlığından soyunmak ister
Güneş pervânesi o güzel yüzün Nurundan ışığı vardır gündüzün Solmaz bir gül rengin ne kış ne güzün Tecelli ediyor yüzünde özün Hasretim, yanarım, yüzünü göster Kölen bu devletle avunmak ister
Simsiyah gözlerin âhû misâli Dâim Hakk’a bakar her an visâlin Beyazı ölçüsü gözde kemâlin Kaşların sûreti gökde hilâlin, Râzıyım rûyada yüzünü göster Âşık maşukuna can sunmak ister
Bir tutam sakalın birkaçı beyaz Mübarek vücudun serin kış ve yaz Cânımı yoluna kurban etsem az Dostlar defterine köleni de yaz Açıver kapını yüzünü göster Gönül hasretinden yakınmak ister
Duyular mükemmel, dişleri inci Kokusuna tutkun, yaşlısı genci Yürürken koşmadan olur birinci Kapına gelmiş bir garip dilenci Açıver ne olur yüzünü göster Garip ayağına kap
Pervâne: Işığın etrafında dönüp duran kelebek Tecelli: Görünme, bilinme Âhû: Ceylan Visâl: Kavuşma Maşuk: Sevgili Ülfet: Alışkanlık Hilkat: Yaratılış Hüsün: Güzel, iyi Mûcize: İnsanların yapamadığı şey Cemâl: Güzellik Halîl: Samimî dost Habib: Sevgili Tabib: Doktor Hutbe: Dini konuşma Hatip: Konuşmacı El-hak: Hakikaten, doğrusu Refref: Manevi bir binek, ince yumuşak kumaş Burak: Binek, Cennete mahsus bir binek vâsıtası Şem: Mum anmak ister
|
Yukarıdan aşağı heybetle iniş Yürüyüşünde var hep bu görünüş Âdetin baktığın tarafa dönüş Bize nasip olsun hayırlı bir düş Kerem et ne olur yüzünü göster Kim böyle bir düşten uyanmak ister
Seni ilk görenler korku çekermiş Sonra ülfet eder hemen severmiş Benzerini asla görmedim dermiş Erenler yolunda giderek ermiş Benzeri bulunmaz yüzünü göster Gönüller nurunla yıkanmak ister
Zâtının nûrundan vermiş sana can Hilkate ruhunla başlamış Rahman Yûsuf’ta yok sende olan hüsnü an Ahlâkındır Senin, mûcize Kur’an, Alemlere Rahmet, cemâlin göster Kölen rahmetine sığınmak ister
Ümmetin üstüne titreyen sensin Müjdeci, uyaran, gel diyen sensin Kulunu Allah’a sevdiren sensin Gecemi gündüze çeviren sensin Ey Hakk’ın şâhidi yüzünü göster Kul şehâdetinle tanınmak ister
Hakk’ın halilisin, habibi sensin Gönüllerin eşsiz tabibi sensin En güzel hutbenin hâtibi sensin Ümmetin en büyük nasibi sensin Aşkımın Leylası yüzünü göster Gönül seni gözden sakınmak ister
En güzel, en üstün ahlak senindir Cömertlikte kemâl el-hâk senindir Şefaatte en son durak senindir Miraç senin, Refref, Burak senindir Sen gördün, bize de cemâlin göster Pervâne şem’ine hep yanmak ister
|
Son Tarifler
Son Yazılar
- Sevgiye dair
- İtaat ve muvaffakiyet
- Kur'an kursu öğrencisiyle Amentü sohbeti üzerine..
- Işıkla yıkanabilmek
- Hulusi Yahyagil
- Sen’in aynaların değil miyiz?
- Neden ağlıyorsun?
- Katından bir güç, bir tutamak bahşet!
- Gel ey şifa!
- “Ya Rabbi! Yalnızım, hastayım, garibim”
- Hayrettir göğe açılan pencere
- Efendimiz, fıtrî hayatın talimcisidir
- Bu ders bize yeter
- Ana Bizim Nemiz Eksik
- 8. Türkçe Olimpiyatları Şiir İkincisi / Bülbül
- Gençliğin Sırrı
- Bir gözyaşı
- Ruhun ve imanın zaferi